Uzun süre güzelliğin bir bütçe meselesi olduğuna inandım.
Daha net yüz hatları, daha güzel bir ifade, aynaya baktığımda “iyi olmuşum” demek…
Bunların ancak pahalı işlemlerle, bitmeyen uygulamalarla mümkün olduğunu sanıyordum.
Estetik fiyatlarına baktım, yapılanları izledim.
Hepsi aynı yere çıkıyordu:
çok para, çok zaman, çok risk.
Ama kimse şunu söylemiyordu:
Her yüz ameliyatlık bir sorun yaşamaz.
Ben de geç fark ettim. Yüzüm çirkin değildi, yaşlanmamıştı.
Sadece şişti. Hatlarımın üstü örtülmüştü.
Ve ben bunu “daha fazlasını yaptırmalıyım”
diye yorumlamıştım.
Oysa ihtiyacım olan şey daha pahalı çözümler değil, yüzümün rahatlamasıydı.
Güzellik bazen yeni bir şey eklemekle değil, fazlalığı nazikçe geri çekmekle ortaya çıkıyormuş.
Bunu anladığımda ilk kez şunu düşündüm: